Yoksa yüreğinde sevgi kırıntısı ne yapsan boştur insanoğluna.
Sevmediğin bir yerde oturulmaz istemediğin yere gidilmez.
Sevgi ve saygı duymadığın insanlara geçen zaman haybeye geçmiş bir zamandır.
İnanmayan insanın Sevgisi ve saygısı ve zorlaması olmaz.
İnanıyırsan Seviyorsan seviyorsundur.
O kadar.
Bunun fazla izahı yoktur.
Bana diyorlar çok şey yazıyorsun diye.
Size ne?
Sizi niye ilgilendiriyor?
Beğenmiyorsanız yazılarımı okumayın.
Ben severekten içten gelerekten yazıyorum.
Ben Güneydoğuluyum.
Bunun ötesi var mı.
Atalarımın toprağı.
Benim çocukluğumun geçtiği yerdir Diyarbekır
Gel de sevme.
En azından insanım deyip insan olanı seviyorum.
Bahar aylarında hevsel bahçelerinde öten bülbül kuşunun sesini burda duydum hep.
Kendi emeğii ile ektiği karpuz hasatı ekilen yerdir memleketim
Şehrinde karpuz yediğimiz yerdir Diyarbekır.
Nasıl sevmem buraları?
Taşına toprağına kurban olurum.
Kalaylı maşrapalardan ayran şerebet içtiğim yerdir burası.
İnsan sevgisini burada gördüm.
Ekmeğini taştan çıkaran insanların olduğu yerdi buralar.
Sabah ezanında çalışmaya başlayıp akşam ezanında evine dönenlerin yaşadığı yerdir buralar.
Hele yaz aylarında herkesin tarlalarda olduğu köylerdir buralar.
Ahırında birden çok hayvanın olduğu yerler.
Kadınlarının şikayet etmeden gece gündüz çalıştığı çocuklarını büyüttüğü yerlerdir buralar.
Ben buraları sevmeyip te sevgiden saygıdan noksan şehirlerimi seveyim?
Her şeyin menfaat üstüne kurulmuş insanların arasında olmaktan mı mutlu olayım.
Adına siz ne dersiniz bilmem?
Ben mecburiyet diyorum.
Mecburen buralarda kalıyoruz.
Asla şehrimden hiç vaz geçmedim.
Hiç bir zamanda vaz geçmem.
Seviyorum şehrimi.
Seviyorum şehrimin insanlarını.
Sağlıcakla kalın.

