Bugun...
MÜKKEMMELİYETÇİLİK


RIDVAN TEKEŞ A_N_A_L_İ_Z
 
 

Bazen hiç bir şeyi iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış, mükemmel ya da rezalet olarak sınıflayamayız. 

Fakat yine de bu sınıflamaları yaparken, ya da yapmaya çalışırken bulabiliyoruz kendimizi. İşte, evde, okulda ya da günlük yaşantınızda her şeyin en ideailini, en iyisini yapmaya çalışıyor, bunun için çok çabalıyor ve yoruluyorsanız belki siz de mükemmelliyetçiler kervanındasınız. 

Her zaman mükemmel, düzenli, tertemiz bir eviniz olmamış olabilir ya da kıyafetlerin renklerine/ türüne göre düzenlenmiş bir dolabınız, ama mükemmelliyetçilik hala hayatınızı etkiliyor ve sizi engelliyor olabilir.

Sadece bu kadar da değil, mükemmelliyetçilik eğiliminiz varsa hayatla ya da insanlarla ilgili de kesin yargılar yaparken bulabilirsiniz kendinizi. Kesin ve kati yargılardan bahsediyorum, mesela üzülmenize neden olan bir arkadaşınız hakkında “insanlar bazen hata yapabiliyor” gibi bir genelleme yapmak yerine  “zaten çok kötü biri” gibi kesin bir yargıya vararak onu hayatınızdan uzaklaştırma kararı alabiliyorsunuz aniden. 

Ya da gündemimizi meşgul eden evet hayır  süreci ile ilgili yaşanan bir hayal kırıklığı yüzünden çözüm beklentisinden tamamen vazgeçmiş olabilirsiniz. Yani sürekli “ak ya da kara”sınız, hayatınızda grilere pek yer yok!

Eğer böyle bir bakış açınız varsa kendinizle ilgili de katı yargılarınız vardır. 

Küçük bir başarısızlık ya da planda küçük bir aksama, bir pürüz kendinizi tamamen başarısız bir insan olarak etiketlemenize neden oluyordur. 

Söz konusu iş olunca, yapacağınız şey ne olursa olsun, her zaman mükemmel bir şekilde tamamlanması gerektiğini düşünüyorsunuzdur. 

Elbette  elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız ama mükemmelliyetçiyseniz yaptığınız şey asla sizin için “en iyi” olmayacaktır.

Mükemmelliyetçilik bir hastalık değil merak etmeyin; köreltilmesi gereken bir kişilik özelliği diye tanımlayabiliriz. 

Üstelik bu durum son dönemde hayatın sırtımıza yüklediği beklentilerle, var olabilmek, kabul görebilmek için başkalarının beklentilerine bel bağlamakla iyice arttı hayatımızda.

Mükemmeliyetçi insan kime mi denir, şöyle özetlesek kendinin ve çevresindekilerin en ufak bir hatasını bile kabul edemeyen, sürekli eleştiren ama eleştirilmeyi kabul edemeyen, diğerlerini kendi doğrularına göre düzeltmeye çalışan, ulaşılması neredeyse imkansız, gerçek dışı hedefleri olan ve doğal olarak bu hedeflere ulaşamadığında da hayal kırıklığı ve öfke yaşayan, yaptığı işten ya da yaşadığı andan keyif almaktan uzak, sonuç odaklı, sürekli olarak beğenilmeme ve sevilmeme kaygısı yaşayan, bu yüzden de sürekli kaygılı ve huzursuz olan kişidir

Hal böyle olunca insanın tatminkar ilişkiler yaşaması ve yaptığı işlerden de tatmin olması oldukça zor. 

Sadece başkalarını eleştirmeyi geçtim kişi kendine karşı da acımasızca eleştireldir. 

Bazen hiç bir şeyi iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış, mükemmel ya da rezalet olarak sınıflayamayız. 

Fakat yine de bu sınıflamaları yaparken, ya da yapmaya çalışırken bulabiliyoruz kendimizi. 

İşte, evde, okulda ya da günlük yaşantınızda her şeyin en ideailini, en iyisini yapmaya çalışıyor, bunun için çok çabalıyor ve yoruluyorsanız belki siz de mükemmelliyetçiler kervanındasınız. 

Her zaman mükemmel, düzenli, tertemiz bir eviniz olmamış olabilir ya da kıyafetlerin renklerine türüne göre düzenlenmiş bir dolabınız, ama mükemmelliyetçilik hala hayatınızı etkiliyor ve sizi engelliyor olabilir.Lakin mükemmel kalabilmek için öncelikle iyi bir dinleyici olmayız ve anlamalıyız. 

 

   

 

 

 



Bu yazı 375 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI