Bugun...
DÜNYANIN YARISI DEĞİL,DÜNYANIN KALBİ: KADIN VARSA DÜNYA VARDIR


RIDVAN TEKEŞ A_N_A_L_İ_Z
 
 

Bazı gerçekler vardır ki insanlık onları ne kadar konuşsa da anlamını tam anlatmaya yetmez.

Kadın işte böyle bir gerçektir.

Bazı kelimeler vardır; sadece bir anlam taşımaz, bir dünyayı anlatır.

“Kadın” da işte böyle bir kelimedir.

Kadın; hayatın başlangıcıdır.

Bir çocuğun ilk sığınağı, ilk öğretmeni, ilk sevgisidir.
Bir evin ışığı, bir toplumun vicdanı, bir milletin geleceğidir.

Tarih boyunca medeniyetleri kuranlar sadece ordular ya da krallar olmadı.
Sessizce ama güçlü bir şekilde dünyayı ayakta tutan kadınlar oldu.
Bir anne sabaha kadar başında beklediği çocuğuyla, bir öğretmen sınıfında yetiştirdiği öğrencilerle, bir işçi emeğiyle, bir bilim insanı bilgisiyle insanlığın yolunu aydınlattı.

Kadın, yalnızca bir birey değildir.
Kadın, bir neslin kaderidir.

Ama ne yazık ki dünyanın birçok yerinde kadınlar hâlâ şiddetin, eşitsizliğin ve adaletsizliğin gölgesinde yaşamaya çalışıyor.
Bir kadına yapılan her haksızlık, aslında insanlığa yapılmış bir haksızlıktır.
Çünkü bir kadının kalbi kırıldığında yalnızca bir insan değil, bir toplum yara alır.

Oysa kadın; korkuyla değil sevgiyle yaşamalıdır.
Gözyaşıyla değil umutla yürümelidir.
Şiddetin değil saygının olduğu bir dünyada var olmalıdır.

Kadınların değeri yalnızca bir gün hatırlanacak kadar küçük değildir.
Kadınların emeği, sevgisi ve fedakârlığı takvimlerin sınırına sığmayacak kadar büyüktür.

Bugün Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Amerika’ya kadar dünyanın her köşesinde milyonlarca kadın aynı mücadeleyi veriyor:
Sevilmek, saygı görmek ve eşit yaşamak.

Bir toplum kadınlarını ne kadar koruyorsa, aslında kendi geleceğini o kadar koruyordur.
Bir toplum kadınlarına ne kadar değer veriyorsa, aslında insanlığa o kadar değer veriyordur.

Unutulmamalıdır ki güçlü kadınlar güçlü toplumlar demektir.
Sevilen kadınlar mutlu nesiller demektir.
Mutlu kadınlar ise barış dolu bir dünya demektir.

Bu yüzden kadınlara verilecek en büyük hediye çiçekler değil,
şiddetsiz bir hayat,
eşit bir gelecek
ve hak ettikleri saygıdır.

Dünyanın neresinde olursa olsun;
hayatın yükünü omuzlarında taşıyan,
sevgisiyle insanlığı büyüten,
cesaretiyle yarınları kuran tüm kadınlarımızdır.

Kadın varsa umut vardır.
Kadın varsa dünya hâlâ güzel bir yerdir.

Tarih kitapları çoğu zaman savaşları, kralları ve büyük devletleri anlatır.

Ama hayatın gerçek hikâyesi başka bir yerde yazılır: Bir annenin yüreğinde, bir kadının emeğinde, bir kız çocuğunun hayallerinde…

Kadın, sadece bir insan değildir.
Kadın; hayatın başlangıcıdır, insanlığın kalbidir, dünyanın vicdanıdır.

Bir çocuk dünyaya geldiğinde ilk sığındığı yer bir kadının kucağıdır.
İlk öğrendiği sevgi bir kadının kalbinden gelir.
İlk güven, ilk merhamet, ilk umut… hepsi bir kadının varlığıyla anlam bulur.

Kadın; yalnızca bir evin değil, bir toplumun temelidir.
Bir anne yetiştirir, bir öğretmen aydınlatır, bir emekçi üretir, bir bilim insanı keşfeder.
Kadın aslında sessizce dünyayı ayakta tutan görünmeyen bir güçtür.

Bugün Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Amerika’ya kadar dünyanın her köşesinde milyonlarca kadın aynı mücadeleyi veriyor:
Saygı görmek, eşit yaşamak ve şiddetsiz bir dünyada var olmak.

Ne yazık ki hâlâ dünyanın birçok yerinde kadınlar; korkunun, baskının ve şiddetin gölgesinde yaşamaya zorlanıyor.
Oysa bir kadına uzanan her şiddet eli, insanlığa indirilen bir darbedir.

Kadın ağladığında sadece bir insan ağlamaz; bir toplumun vicdanı ağlar.
Kadın korktuğunda yalnızca bir hayat değil, bir geleceğin umudu sarsılır.

Oysa kadın; korkuyla değil güvenle yürümelidir.
Gözyaşıyla değil gülümsemeyle yaşamalıdır.
Şiddetin değil sevginin olduğu bir dünyada var olmalıdır.

Kadınlar için gerçek mutluluk; yalnızca bir gün hatırlanmak değildir.
Gerçek mutluluk; her gün değer görmek, her gün saygı görmek ve her gün eşit yaşamaktır.

Unutulmamalıdır ki güçlü kadınlar güçlü toplumlar demektir.
Mutlu kadınlar mutlu nesiller demektir.
Sevilen kadınlar ise barış dolu bir dünyanın en büyük teminatıdır.

Bu yüzden kadınlara verilecek en büyük hediye çiçekler değil;
korkusuz bir hayat,
eşit bir gelecek
ve hak ettikleri saygıdır.

Bugün dünyanın dört bir yanında hayatın yükünü omuzlarında taşıyan, sevgisiyle insanlığı büyüten, emeğiyle yarınları kuran tüm kadınlara bir kez daha teşekkür etmek gerekiyor.

Çünkü kadın varsa hayat vardır.
Kadın varsa umut vardır.
Kadın varsa dünya hâlâ yaşanacak bir yerdir.

Bazı gerçekler vardır ki ne zaman geçer ne de değeri azalır.

Kadın da işte insanlığın değişmeyen en büyük gerçeğidir.

Dünya var olduğundan beri hayatın en güçlü kaynağı kadının yüreğinden doğmuştur.
Bir çocuğun ilk nefesinde, bir annenin sabrında, bir öğretmenin emeğinde, bir kadının sessiz ama güçlü mücadelesinde insanlık yolunu bulmuştur.

Kadın yalnızca bir birey değildir.
Kadın; merhametin, sevginin, fedakârlığın ve hayatın kendisidir.

Bir toplumun gerçek gücü ordularıyla değil, kadınlarına verdiği değerle ölçülür.
Kadınlarını koruyan toplumlar geleceğini korur.
Kadınlarını mutlu eden toplumlar yarınlarını aydınlatır.

Bugün Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Amerika’ya kadar dünyanın her köşesinde milyonlarca kadın hayatın yükünü omuzlarında taşıyor.
Kimi anne olarak bir aileyi ayakta tutuyor, kimi öğretmen olarak geleceği yetiştiriyor, kimi emekçi olarak alın teri döküyor, kimi bilim insanı olarak insanlığa yeni kapılar açıyor.

Ama ne yazık ki aynı dünyada hâlâ kadınların gözyaşı da var.
Şiddetin, eşitsizliğin ve haksızlığın gölgesinde yaşamaya çalışan milyonlarca kadın var.

Oysa bir kadına yapılan haksızlık sadece bir insana yapılmış değildir.
O, insanlığın vicdanına vurulan bir darbedir.

Kadın korkmamalıdır.
Kadın susmamalıdır.
Kadın yalnız bırakılmamalıdır.

Çünkü kadın yalnızca bir hayat değildir; bir neslin kaderidir.

Unutulmamalıdır ki kadınların güçlü olduğu bir dünyada barış vardır.
Kadınların mutlu olduğu bir dünyada umut vardır.
Kadınların saygı gördüğü bir dünyada insanlık kazanır.

Bu yüzden kadınlar için söylenecek en büyük söz sadece kutlama değildir.
Onlar için kurulacak en büyük cümle saygıdır.
Onlar için verilecek en büyük hediye ise şiddetsiz, eşit ve onurlu bir yaşamdır.

Bugün dünyayı sevgisiyle büyüten, sabrıyla güçlendiren, emeğiyle yarınları kuran tüm kadınlara bir kez daha teşekkür etmek gerekiyor.

Çünkü kadın varsa hayat vardır.
Kadın varsa sevgi vardır.
Kadın varsa insanlık hâlâ umutla geleceğe yürür.

Kadın yalnızca bir birey değildir.

Kadın; hayatın başlangıcıdır, merhametin kaynağıdır, sevginin en saf halidir.

Bir insanın dünyaya attığı ilk adım bir kadının yüreğinde başlar.
İlk nefes bir annenin duasıyla karşılanır.
İlk güven bir kadının şefkatinde büyür.

İnsanlık tarihine bakıldığında büyük savaşlar, büyük liderler ve büyük devletler anlatılır.
Ama çoğu zaman unutulan bir gerçek vardır:
Dünyayı ayakta tutan görünmeyen güç kadınlardır.

Bir anne gece uykusunu bölerek büyüttüğü çocuğuyla geleceği inşa eder.
Bir öğretmen yetiştirdiği öğrencilerle toplumun yarınlarını aydınlatır.
Bir emekçi kadının alın teri şehirleri, fabrikaları ve hayatın düzenini ayakta tutar.

Kadın; sabrın en güçlü hali, sevginin en derin anlamıdır.

Ancak ne yazık ki dünyanın birçok yerinde kadınlar hâlâ eşitsizlikle, şiddetle ve adaletsizlikle mücadele etmek zorunda kalıyor.
Bir kadının korkarak yaşadığı bir dünyada insanlık tam anlamıyla özgür olamaz.

Bir kadına uzanan şiddet eli, aslında insanlığın vicdanına uzanmıştır.
Bir kadının gözyaşı yalnızca bir insanın değil, bütün bir toplumun kaybıdır.

Oysa kadın; korkuyla değil umutla yaşamalıdır.
Gözyaşıyla değil gülümsemeyle yürümelidir.
Şiddetin değil sevginin hüküm sürdüğü bir dünyada var olmalıdır.

Unutulmamalıdır ki güçlü kadınlar güçlü toplumları doğurur.
Mutlu kadınlar mutlu nesiller yetiştirir.
Sevilen kadınlar barış dolu bir dünyanın temelini oluşturur.

Bugün Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanında milyonlarca kadın hayatın yükünü omuzlarında taşıyor.
Onların emeğiyle şehirler büyüyor, onların sevgisiyle aileler ayakta kalıyor, onların cesaretiyle gelecek kuruluyor.

Bu nedenle kadınlara verilecek en büyük değer sadece sözlerle değil, gerçek saygıyla ve eşitlikle gösterilmelidir.

Çünkü kadın bir gün hatırlanacak kadar küçük bir değer değildir.
Kadın, her gün saygı duyulması gereken insanlığın en büyük gücüdür.

Kadın varsa hayat vardır.
Kadın varsa sevgi vardır.
Kadın varsa insanlık hâlâ umutla geleceğe yürüyebilir.

Bu düşüncelerle dünyanın neresinde olursa olsun; emeğiyle, sevgisiyle, cesaretiyle dünyayı güzelleştiren tüm dünya  emekçi kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.



Bu yazı 33 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI